Sağlıkta kritik rol hemşirelerde!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında, hemşirelik mesleğinin sağlık sistemindeki kritik rolü, hasta bakımındaki etkisi, hekimlerle iş birliği ve mesleğin karşılaştığı zorluklar hakkında bilgi verdi.

Sağlıkta kritik rol hemşirelerde!
REKLAM ALANI
Publish: 15.05.2026
0
A+
A-

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında, hemşirelik mesleğinin sağlık sistemindeki kritik rolü, hasta bakımındaki etkisi, hekimlerle iş birliği ve mesleğin karşılaştığı zorluklar hakkında bilgi verdi.

Hemşirelik, bilimin ve vicdanın kesiştiği çok özel bir noktada duruyor!

Hemşirelik mesleğinin, sağlık sisteminin görünmeyen ama vazgeçilmez omurgası olduğunu  ifade eden Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, “Bir hastanenin koridorlarında, yoğun bakımın sessizliğinde ya da bir kliniğin telaşında aslında hayatı ayakta tutan en temel güçlerden biri hemşireliktir. Bu meslek yalnızca tıbbi uygulamaların yerine getirilmesi değil; insanın en kırılgan anında ona eşlik edebilme sanatıdır. Bu yönüyle hemşirelik, bilimin ve vicdanın kesiştiği çok özel bir noktada durur.” dedi.

Sağlık sistemindeki rolü açısından hemşireliğin hasta bakımının sürekliliğini sağlayan ana unsur olduğunu aktaran Duran, “Hekim tanı koyar ve tedavi planını oluşturur; ancak bu planın hayata geçirilmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesine katkıda bulunulması büyük ölçüde hemşirelerin sorumluluğundadır. Hastanın yaşam bulgularının takibi, ilaç uygulamaları, komplikasyonların erken fark edilmesi gibi kritik süreçlerde hemşireler adeta sistemin ‘erken uyarı mekanizması’ gibi çalışır. Bu nedenle hemşirelik, sadece destekleyici bir rol değil, doğrudan hasta sonuçlarını etkileyen bağımsız bir profesyonel alandır.” şeklinde konuştu.

Bir hastanın ‘beni anladılar’ demesi, çoğu zaman iyileşmenin ilk adımı! 

Bir hastanın tedavi sürecinde hemşirenin etkisinin en çok temasın yoğun olduğu anlarda hissedildiğini dile getiren Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, “Hasta korktuğunda, ağrı çektiğinde, yalnız hissettiğinde ilk başvurduğu kişi çoğu zaman hemşiredir. Bu noktada hemşirelik yalnızca klinik becerilerle sınırlı kalmaz; psikososyal destek devreye girer. Hastaya güven vermek, onu anlamak, bazen sadece sessizce yanında durmak bile tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bir hastanın ‘beni anladılar’ demesi, çoğu zaman iyileşmenin ilk adımıdır.” dedi.

Ancak günümüzde hemşirelik mesleğinin ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Duran, şunları söyledi:

“Artan hasta yükü, yetersiz personel sayısı, uzun çalışma saatleri ve zaman zaman mesleki saygınlıkla ilgili yaşanan sorunlar, hemşirelerin iş doyumunu olumsuz etkileyebiliyor. Bunun yanında duygusal olarak yoğun bir meslek olması da tükenmişlik riskini artırıyor. Bu zorlukların çözümü için öncelikle hemşire başına düşen hasta sayısının azaltılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve mesleki gelişim fırsatlarının artırılması gerekir. Aynı zamanda hemşirelerin karar süreçlerine daha aktif katılımının sağlanması, onların mesleki kimliğini güçlendirecektir.”

Sağlık hizmetinin en ideal hali, hekim ve hemşirenin birbirini tamamladığı noktada mümkün! 

Hemşire-hekim iş birliğinin ise hasta bakımının kalitesini doğrudan belirleyen bir denge olduğuna işaret eden Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, “Bu ilişki hiyerarşik bir yapıdan çok, karşılıklı saygı ve iletişime dayalı bir ekip çalışması olmalı.” dedi.

Hekimin klinik bilgisi ile hemşirenin hasta başındaki gözlemleri birleştiğinde, çok daha güvenli ve etkili bir bakımın ortaya çıktığının altını çizen Duran, sağlık hizmetinin en ideal halinin, bu iki meslek grubunun birbirini tamamladığı noktada mümkün olacağını dile getirdi.

Bir hemşirenin şefkati ve bilgisi, ilaçlar kadar etkili!

Tüm bu süreçlerin içinde hemşirelerin tükenmişlik yaşamaması için kurumlara büyük sorumluluk düştüğünü de vurgulayan Uzman Hemşire Melis Kübra Duran, sözlerini şöyle tamamladı:

“Adil vardiya sistemleri oluşturmak, dinlenme sürelerini korumak, psikolojik destek mekanizmaları sunmak ve emeği görünür kılmak bu sorumlulukların başında gelir. Ayrıca yöneticilerin empatik bir yaklaşım benimsemesi ve hemşirelerin sesini duyması, kurum içi aidiyeti güçlendirecektir.

Sonuç olarak hemşirelik, insan hayatına dokunan en derin mesleklerden biridir. Bir hemşirenin şefkati, bilgisi ve dikkati; bir hastanın iyileşme sürecinde ilaçlar kadar etkilidir. Belki de bu yüzden hemşirelik, sadece yapılan bir iş değil, yaşanan bir anlamdır. Ve bu anlam, sağlık sisteminin kalbinde atmaya devam etmektedir.”

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
Leave a Comment

Comments - 0 Comment

No comments yet.